Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: "Kim Allah`tan başka ilah olmadığına Allah`ın bir ve şeriksiz olduğuna ve Muhammed`in onun kulu ve Resulü (elçisi) olduğuna, keza Hz. İsa`nın da Allah`ın kulu ve elçisi olup, Hz. Meryem`e attığı bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduğuna, keza cennet ve cehennemin hak olduğuna şehadet ederse, her ne amel üzere olursa olsun Allah onu cennetine koyacaktır.

« Önceki | Sonraki »

16/9/2007

Seni Özlüyorum...

Seni özlüyorum. Gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum en çok da her gün duyabilmek için çırpındığım sesini. Seni özlüyorum işte... Her kavgamızın sonunda çekdiğim sancıları, seni kaybetmek korkusu yüreğimi bir bıçak gibi kestiği anları bile.
Seni özlüyorum kabul ettim artık bunu... Gözbebeklerimin içine yerleşmişsin ve dünyada iyiye ve güzele dair ne varsa içinde sen varsın. Meleklerin kanatlarında geliyorsun sen bana her gün, martıların gözlerinde. Bir papatya demetinin üstündeki uğur böceği oluyorsun, ayın şavkında, umudun mavisindeki en çok bu renge tutkunum bilirsin sen varsın. Yüreğime işlemişim seni bir dantel gibi ince ince düğümlerle... Çözülemezsin çözmem seni. Oradasın orada kalmalısın. Çünkü bir tek sen yüreğime yakışırsın.
Her gün içimi ısıtan asıl sensin sıcacık ışıklarında tüm ruhumu saran, her yeni güne gözümü acar açmaz içine doluştuğunbir günaydınsın. Seni özlemek dayanılmaz hale geldğinde bile hiç isyan etmiyorum. Çünkü içimdesin ve seni göz yaşlarımla akıtmaya kıyamıyorum. Özlemin sancılarıyla bedenim her gün ölse de aslında her güne yeniden doğuyorum.
Seni özlüyorum çünkü seni seviyorum hemde çok.. Doğrularını yanlışlarını sorgulamadan, bir çocuk yüreği gibi masumca yaşıyorum seni. Bu hayata verdiğim her nefesde gittiğim her yerde sende benimle birlikte varsın. O yüzden yalnızlık hiç bilmiyorum. Asla değiştirmeden, en katıksız halinle seviyorum seni. Özgürleşiyor aşkımız, sevdikçe büyüyor özledikçe yüceliyor. İşte en çok bunu, özlüyorum seni sevmeyi özlüyorum. Sevdikçe daha çok özlüyorum, özledikçe daha çok seviyorum.

16/9/2007

Veda...

İlk defa hoşçakal diyoruz birbirimize...Elim varmıyo son mesajım yazmaya...Ama evet son mesajım..Çok büyük bişeyi feda ettik biz ailen için.Tek dileğim bundan sonra evinde huzurlu uyuyabilmen.Onlar bizden güçlü çıktılar.Bütün hayallerimizi bi kutuya koyup kaldırdım.Su'yu da az önce çıkarıp attım içimden...Kalbimi gömdüm ben şimdi.Tavuklu pilav 7ğimiz yere, Bahçelievler'in bütün parklarına, Taksim'den Eminönü'ne giden yoldaki kaldırım taşlarına, Galata Kulesi'nin dibine, Tiyatro islediğimiz binaya, tiyatrodan sonra zor-bela bindiğimiz minibüse, Onur abinin evine, ofisine, Murat abinin evine, Bakırköy Ormanı'na :) , Burgaz rakının dibine, patsoya...Dedin ya herşeyde sen varsın die.. Eve girdim aaa dedim ayranla pide 7ğimiz koltuk...Her yer sen artık BEBİKim:) Eldivenin birini bende unutmuşsun...Kalbimin yarısını beynimin tamamını sende unuttum...Bigün tekrar kalplerimizi birleştirmeye gücün olursa çık karşıma.Herşeyi bırak gel de...1 kez de sös hemen gelirim..Sen benim asla durmayacak kanayan yaramsın..bi yarabandı bile yapıştıramayan beceriksiz bi hemşire kendi yarasını nasıl onarsın..bigün karşılaşırsak seni göstericem ve dicem ki : bi aşk yaşadım ben şu adamla ben diyim 2,5 ay sen de 2,5 asır. Hiç olmadığım kadar mutluydum.Köhne hayatımın bitanecik mucizesi, Serenay'ın ve Engin Deniz'in babası, benimde bitanecik canım kocamdı.Ama OLMADI dicem..Şimdi ikimizede yeticek ayakta durma gücüm yok.Öyle ki ben bile duramıyorum.Patates gibi yatıyorum :( Sana verdiğim sösleri hep tutucam.Bigün gidip patatesi sırf mayonezle yicem..Özel günlerimizi hep hatırlıycam.. Kalbinin yerinden çıkıp bana sarılmak istercesine atışınıda..Geceleri hep yatağın sağ tarafına yat..Yüzünü de bana dön..Ben her gece yanında olucam..Kendine türk kahvesini şekerli yapan bi kız bul..Arkadaşlarının da seveceği..Biliorm unutmicaksın beni..Hem unutma unutursan hissederim :) Bidaha bu kadar güzel bi aşk yaşamam.. Birlikte olacağım kimseye de yaşatmam..Hep sadıktım sana..Öyleki ; Adamlığımın, kişiliğimin aynasıydı sadakatim...! Huzurumdun... CANımdın, hayatımdın, bitanemdin, bebeğimdin, çocuklarımızın babası bitanecik canım kocamdın, mutluluğumdun...Hep mutlu ol... HOŞÇAKAL YOSUN GÖZLÜM... Her zaman senin...

16/9/2007

Asıl veda bu;

 Bu sana yazdığım son mesaj.Ne yazıcağımı inan bilmiyorum.Yine ilk günlerdeki gibi içimden gelenleri söliycem.Bugün günlüğüne de yazdım,seninle birlikte olduğum süre içinde bana bugüne kadar hiç tatmadığım kadar huzur verdin.Sıkıntılarımda yüzümü güldürdün.Güçsüz kaldığım anlarda bana dayanma gücü verdin.Hani dedin ya koltuk değneklerimi alıp gidiyosun diye,bilki seni ayakta tutabilme güzünü yine senden alıyodum.Eğer beni böylesine sevmeseydin,inan sana destek olmaya,tökezlediğin yerde seni ayakta tutmaya gücüm olmazdı.Tüm hayatım boyunca sonsuza dek hatırlayacağım bisürüler hatıram oldu seninle.Müthiş bir aşk yaşattın bana. Düşünüyorumda herşey harikaydı.Kavgalarımız küçük sebeplerdendi.Barışmamız çok kısa sürüyordu.Birbirimize iyice alışmıştık.Herşey ama herşey harikaydı.Hiç tahmin etmezdim böyle bir sebepten dolayı biteceğini.Hep ailemin karşı duruşunu nasıl yıkabileceğimi düşünüyodum.Bukadar çaresiz kalıcağımı hesaplayamadım.Elimin kolumun büyük yerden kesileceğini ummadım.Şimdi inanması güçte olsa artık birlikte olamiycaz.Söyleyecek çok seş var, ama zaten bunların hepsini konuştuk.Yazmak bile zorlaşıyo.Herşeyin zor geldiği gibi.Sanma ki bulutların üzerinden tek başına düştün.Sanma ki ben seni tepeden aşağı bıraktım.Sen düşerken bu sefer, son sefer tutamadım elini.Beni tutup kurtarmak isteyenler bilmediler ki yerim senin yanın.Bilmediler ki sensizliğe alışmaya çalışmak ne kadar dayanılmaz bir acı veriyor.Duramadım ayaklarımın üzerinde senide alıp bi başımıza hayatımızı kuralım.

      OLMADI...İstemeyerek gidiyorum.Kalmam çare değildi hiçbir sıkıntıya.Düzelmezdi hiçbiri gitmemekle.Ama şunu bil,belki bu yeterli değil ama yüreğimden hiç gitmeyeceksin.Orda saklıycam seni biyere,ömrümün sonuna kadar benimle kalacaksın.Hayalini getiricem gözümün önüne.Özel günlerimizde geçip bi yere seni hayal edicem.Dinlediğimiz şarkılarda seni bulucam.Bebeğim..Böyle olmasını hiç istemedim.Ama uymak zorundayım onlara.Sonu yıkımım olsada uymak zorundayım.Unutma beni olma mı? Dinsede ağrın birgün çıkarıp atma yüreğinden.Bi köşede dururum ben.Ben ömrümün son anına kadar saklıycam seni içimde.Son kez söylüyorum bunu sana,seni çok sevdim,çok seviyorum,hepte sevicem...Hoşçakal Bitaneciğim...

 

2/4/2007

BİR KIŞ GECESİ....

BİR KIŞ GECESİYDİ. Rüzgâr esiyor, lapa lapa yağan kar çatıları beyazlaştırıyordu.

Bir evin bir odasında, el işi yapan iki kişi oturuyordu: saçları ağarmış bir kadın ile bir genç kız...

İhtiyar kadın arasıra soluk kansız ellerini küçük bir mangalda ısıtıyordu.

Genç kız, gözlerini kaldırıp, bir müddet sessizce, beyaz saçlı kadını seyretti. Sonra, sesinde anlatılmaz bir tatlılık ve şefkatle:

“Anne, hep böyle yoksulluk içinde yaşamadınız ya?” dedi.

Saçları ağarmış kadın:

“Kızım, Allah sahiptir, yaptıkları iyidir” cevabını verdi.

Bu sözleri söyledikten sonra biraz durdu ve devam etti:

“Babanı kaybettiğim zaman, geride sen olmana rağmen, benzersiz bir felâkete uğradığımı sandım. O zaman yalnızca ondan ayrılığın acısını duyuyordum. Sonraları, baban hayatta olsaydı ve o halde bu fakirlik içinde olsaydık, onun nasıl da kahrolacağını düşünmeye başladım. İşte o zaman, Allah’ın ona karşı şefkatli davranmış olduğunu hissettim.”

Genç kız cevap vermedi, başını eğdi, ve saklamaya çalıştığı birkaç damla gözyaşı, elinde tuttuğu ketenin üzerine düştü.

Annesi ilave etti:

“Onu esirgeyen Allah, iyiliğini bizden de esirgemedi. Tamam, az birşeye kanaat etmemiz ve bu azı da çalışarak kazanmamız gerekiyor. Fakat, yaşamak için bu kadarı da yetmiyor mu? Bir gün bile aç kalmadık, yatacak yerimiz de var, yanımda sen varsın. Nasıl O’ndan şikâyet edebilirim?”

Bu son sözler üzerine, genç kız heyecanla annesinin dizlerine kapandı, ellerini aldı, öptü, ağlayarak göğsüne doğru eğildi.

Anne, sesini yükseltmek için gayret sarfederek:


“Kızım,” dedi. “Mutluluk, çok şeye sahip olmakla değil, ümitle ve sevgiyle gelir.”

18/3/2007

Gururun Avuçlarında...!

Çelik duvarlara hapsedip yüreğimi;sana git dedim.. Bütün kurduğum hayalleri toplayıp koydum bir çuvalın içine; ve sıkı bir düğüm attım düşlerimi umursamadan sana git dedim.. Gittin.. Affedermisin..? Bilmiyorum.. Affedilmesi gereken bir şeymi yaptım..? Onuda bilmiyorum.. Ama.. İşte gittin.. Şimdi kuşlar gibi özgür hissediyorsun kendini belkide.. Seni kapattığım yürek kafesimin kapısını daha ilk açtığımda..Uçup gittin..

Sana geri dön demeyeceğim..Yaşadığım bütün fırtınalara, kasırgalara, boranlara rağmen; Sana geri dön demeyeceğim.. Yağmur yağıyor gecenin üstüne oysa.. Ve ben yalnız ıslanıyorum..İçimde bir yerde sıkı bir yumruk dolaşır oldu.. Seni arıyor besbelli.. Öyle zormuş ki sabrı zorlayıp beklemek.. Ama.. Sana geri dön demeyeceğim..

İkimizde biliyoruz ki yaşadığımız onca şeye rağmen; Böylesi ilk defa oluyor..İlk defa ikimizde böylesi kararlıymış gibi duruyoruz.. İnatlarımızın saltanat koltuğuna oturup..

Kahroluyoruz..

Hatırlarmısın..? Gene böyle günlerin barışmayla biten gününde sana sormuştum:"Neden geri dönmen için seni ikna etmek zorunda kalıyorum..? Neden hep ben sana geliyorum ve ısrar ediyorum..?"Hiç unutmam şöyle demiştin bana:"Geri dönmem için bana fırsatta zamanda bırakmıyorsun...!" Sana geri dön demeyeceğim..

Hani hep yazılır söylenir ya:"Sevdiğini serbest bırak Gitsin.. Dönerse senindir..Dönmezse zaten hiç senin olmamıştır.." Sana geridön demeyeceğim..

Şimdi kuş gibi özgür hissediyorsun belki kendini..Ve benim gönül kafesimin kapısı halaa açık.. Dönersen.. bekliyorum.. Dönmezsen.. Sen bilirsin..

Aşk ta gurur olmaz diye bilirim ama.. Bir şey daha bilirim.. Sen gururunsuz edemezsin..İşte sen bu yüzden.. Dönemezsin.. Ve alıp gururunu avuçların içine.. Ona "seni seviyorum" dersin..

Şimdi.. Aylar oldu gidişin..Daha bu yedinci günde.. Hani bir şiir yazmıştım sana.. Hala cüzdanında.. Temize çekip solmuş kağıdı.. Yerine koymuştum.. "Kızımı özledim anlıyormusun.. Seni özledim.." Diye biten bir şiir...

Şimdi kızım yanımda....

Ama..

Oğlumu özledim..

Anlıyormusun..!

.... .......!

online :
cheap sheds

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Arama