Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: "Kim Allah`tan başka ilah olmadığına Allah`ın bir ve şeriksiz olduğuna ve Muhammed`in onun kulu ve Resulü (elçisi) olduğuna, keza Hz. İsa`nın da Allah`ın kulu ve elçisi olup, Hz. Meryem`e attığı bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduğuna, keza cennet ve cehennemin hak olduğuna şehadet ederse, her ne amel üzere olursa olsun Allah onu cennetine koyacaktır.

« Önceki | Sonraki »

8/5/2007

Ben Bir Şiir Tuttururum...





Ben Bir Şiir Tuttururum...

Şikayetçiydim artık,
Ben temiz bir öyküm olsun diye sızlanırken,
herşey karanlığında büyüyordu hayat denen kundağında zamanın..
Yine ister istemez bir sâdelik tutuyordu şiirlerimi,
Dik durup, tüm imla ve vurgu kurallarına aykırı yazmak isterken...
Yine anlamsız bir yalınlık tutuyordu tüm satırları.

Hep Aralık'tan kalma gri hüzünler vardı gözlerimde,
Ağladıkça hep yanlış anlaşılırdı bakışlarım..
Ve ardından sözlerim..
Oysa, gözyaşlarım sadece sevda tomurcuklarını bırakırdı yüreğime..
Siz baksanızda bunu anlayamazdınız.
Bende inadına susardım.
Konuştuklarımı anlayacağınıza söz verene kadar
Söz vermiştim susacaktım..
Ve siz çoğu kez yine bilmeyecektiniz neden sustuğumu..

Sıvazlanmaya mahkum yüreğim..
Bir gül demeti bulursa, belki o zaman tüm yalınlığı geçerdi cümlelerimin.
Ve şiltesinde ömrümün iki adımlık bir serüven olurdu hayat..
Buruk bir akıl üstüne sakladığım gönlüm, aşikâr cümleler kurmaktan korkuyordu.

Belli ki, çok incinmişti..

Hayat bir serüven..
Serüvendi hayat..
Kararlıydım, herşey gökyüzünün yağmur sonrası güneşe gebe duruşu gibi aydınlanmadan konuşmayacaktım..
İnadımı biliyordunuz..
Güneşle birlikte gülistana sakladığım bir avuç toprak vermesin güllerimi kimsenin eline..
Kendime saklıyordum onu, ve olur ya birgün lazım olurdu..

Bir gül serüveni olurdu hayat.. ve zaman kundağında beklerdi büyümeyi..
Bir tomurcuk büyüyordu şimdi içimde..
Kökü sevda üzerine, aşk üzerine..

Gidince,
Ben bir şiir tuttururum ve kuyulara anlatırım..
Varın uğultu sanın siz, ben çekiyorum gölgemi ruhuma ve yüreğime
Olur ya, bir gün bir kulak karar verir beni dinlemeye
ve bende bu şiirle giderim gönlümce.
Öyküleri kurtarmak gerek bu yalınlıklardan..
Gecelerden ve gri hüzünlerden

Ben giderim..
Sizde kalın öylece
Hayat dediğiniz ''Zan'' ile..


DiLSuZ


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

online :
cheap sheds

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Arama